Başka
bir fotoğrafa
yolculuk...
Öğrenciler, toplumla kurdukları ilişkilerde tabulardan görece bağımsız ve eleştirel bir kitle olarak öne çıkmaktadır. Siyasal eylemliliğin ve muhalefetin de itici güçlerinden olan öğrenciler; beslenme alışkanlıklarından tüketim biçimlerine, sosyalleşme yöntemlerinden, barınma şekillerine kadar hemen her alanda alışılagelen ve toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul gören davranış ve tutumlardan uzaklaşmaktadır. Öğrencilerin toplum içindeki bu konumlarını ve sınıfsal katmanlaşmanın neresinde durduklarını en iyi yansıtan ayrıntı ise barınma koşullarıdır.
Sosyal iktidarın mikro ve makro biçimlerinin yalnızca uzak tezahürlerine maruz kalan öğrenci evleri bu özelliği sayesinde özel alan ve özgürlük ihtiyacına cevaben tercih edilmektedir. Öğrenciler, yurtlardaki sıkı disiplin mekanizmasından kaçmak, özellikle kadın öğrencilere uygulanan ve bekâret kontrolüne kadar varabilen aşağılayıcı sistemik baskıyı yaşamamak amacıyla bu evlerde konaklamaktadır. Aynı zamanda aileden bağımsız ayakta kalabilmek, kimliklerini oluşturmak ya da dışlanan siyasal, sosyal ve/veya cinsel kimliklerini özgürce yaşayabilmek gibi nedenlerden ötürü ekonomik zorluklara rağmen bu evlerde genellikle birden çok insanla yaşamaktadır.
Öğrenci evlerinin hareketliliği eğlence zamanlarında olduğu kadar yoğun ders çalışma dönemlerinde de gözlemlenebilir. Her iki dönemde de evlere gelip kalanlar, uğrayıp geçenler artış gösterir. Bu kolektif yaşam algısına uygun olarak da öğrenci evlerinde, eşyalar lüksten çok ihtiyaca uygun seçilmekte ve pratik zeka ürünü kombinasyonlarla hayat kolaylaştırılmaktadır.
You are viewing the text version of this site.
To view the full version please install the Adobe Flash Player and ensure your web browser has JavaScript enabled.
Need help? check the requirements page.