BELGESEL FOTOĞRAF PROGRAMI
Biraz da belgesel fotoğrafa dair…
19. yy’ın sonlarından itibaren yaşam kültürünün önemli yapı taşlarından biri haline gelen belgesel fotoğraf, gündem oluşturmayı başardığı günleri geride bırakmış durumda. Yine de, geleceğe bugünden bir iz düşürmenin, hayata dair hikayeler anlatmanın, dikkatleri bir olgunun üzerinde toplamanın, bir hak ihlaline işaret etmenin, bütünün küçük ama belirleyici parçaları hakkında bilgi vermenin güçlü olanaklarını kullanmaya devam ediyor belgesel fotoğrafçılar. Çünkü belgeselin altın çağından bugüne olumlu yönde değişen pek bir şey yok ve hala hayat hakkında yalanlar söyleniyor, çıkarlar çatışıyor, her türlü iktidar varlığını sürdürmek için her türlü olanağı kullanıyor, her şey eskiyip geçmişin bir unsuru olmaya dönüşürken yerlerine hep yenileri geliyor ve her yeni gelenin neredeyse ömrü bir öncekinden daha kısa oluyor… Belgesel fotoğraflar bu gibi nedenlerle hala hayatımızda. Ancak o da değişimden nasibini alıyor. Yüzyıldan kısa zamanda geleneğini oluşturup ve neredeyse daha ellinci senesi dolmadan geleneği sorgulanmaya başlanan belgesel fotoğraf, bugün düne oranla daha da tartışmanın ortasında hissediyor kendini. İnanç sistemlerinde yaşanan kırılmalar, nesnenin kendisiyle beraber anlamlarının da içini boşaltmaya başlayınca, nesne ve anlamı beraberce barındıran fotoğraflara duyulan, geçmişten gelen yaygın güven de erozyona uğruyor. Görüntüler her geçen gün daha çok sorgulanıyor. Hangi gerçeği anlattıkları, kimin doğrusunu dayattıkları, nasıl kanıksamalar yarattıkları, nerede gösterilirlerse anlamlarının nasıl kırılmaya uğrayabileceği ve daha bir çok soru… Sorular çoğalsa da yanıtlarını düşünecek, tartışacak, bunun yanı sıra üretmeye de devam edecek bireyler de çoğalmaya devam ediyor.
Belgesel Fotoğraf Programı'nın yeni dönemi
16 Ekim 2009'da başladı...
Belgesel Fotoğraf Programı'nın 1 Mart 2009 tarihinde başlayan ilk döneminin 26 Temmuz 2009 tamamlanmasıyla, 9 ay sürecek olan yeni dönemin hazırlıkları tamamlandiktan sonra yeni dönem 16 Ekim 2009'da başladi. Yeni dönem 27 Haziran 2010'da sona erecek.
2009-2010 Dönemi için 13 Temmuz'da başlayan başvuru süresi 26 Eylül'de sona ermişti. 15 kişilik katılımcı grubunun belirlenmesinden sonra 16 Ekim Cuma günü, Ozcan Yurdalanin yürütücülüğünde ilk seminerler başlamiş oldu. Yurdalanin seminerleri cuma günü akşaminda ve hafta sonu boyunca toplam 26 saat sürdü.
Yeni dönemde ikinci haftadan itibaren pazar günleri sürdürülecek olan Belgesel Fotoğraf Programı'nda günde ortalama 9 saat boyunca bir yandan fotoğraf ile doğrudan ilgili, bir yandan da kültürel gelişmeyi destekleyecek seminerler verilecek. Seminer akişi içerisinde 2şer saat sürecek olan proje oturumları da grup içi ve bireysel uygulamaların, projelerin değerlendirileceği, tartışılacağı oturumlar olarak tasarlandı.
Yaklaşik iki ayda bir, pazar günü, günün yarısı bir konuğa ayrılmış durumda. Türkiye’den ve yurt dışından konukların ağırlanacağı oturumlarda, deneyimler paylaşılırken, konukların katılımcı portfolyolarını yorumlamaları farklı bakışların tanınmasında önemli bir rol oynayacak.
Ayrıca her ay bir pazar günü de Program katılımcılarının dinlenmeleri ya da fotoğraf üretimi yapabilmeleri için tatil olacak.
Basın Fotoğrafçılığı Programı kapsamında her cumartesi akşamı yapılacak Toplumsal Gündem Seminerleri'ne Belgesel Fotoğraf Programı katılımcıları diledikleri takdirde katılabilecekler.
2009 - 2010 Seminer Programı
Fotoğraf Akademisi'ni kurgularken
geçmişten bir örnek ve bugüne tuttuğu ışık…
Günümüzden tam 73 yıl önce, 15 yıl süren bir dönem içinde elde edilen büyük bir deneyimin heyecan ortakları sayıyoruz kendimizi: Photo League. ABD’de belgesel fotoğrafın geleneğini oluşturan Photo League’in eğitime verdiği önem, motivasyonu güçlendirme çabaları, düşünsel farklılıklardan yenilenme aracı olarak yararlanması bize örnek oluşturması bakımından önem taşıyor. Ve Photo League’nin bağlamı da önümüze koyduğumuz hedefe son derece uygun düşüyor: Hedeflenen belirli bir tarz değil ama belirgin bir davranış meselesi! Öte yandan bütünüyle örtüşmek de mümkün değil Photo League deneyimi ile. Çünkü onlar “fotoğrafın doğrudan ve gerçekçi biçimde uygulanmasına, dış dünyanın derin ve ölçülü bir şekilde kayıt edilmesine adanması” olarak andıkları bir süreci paylaştılar. Biz ise bu kutsamadan uzak kalmayı, doğrudan fotoğrafı tartışabilmeyi, gerçekçiliği savunmayı ve eleştirmeyi istiyoruz. Kişisel trajedilerin acısı ve korkunçluğu ile yoğrulmuş belgesel fotoğrafı artık, daha düşünce ağırlıklı, araştırmacı yanı gelişen, göstermeyi beceremediklerinin daha farkında bir temsil biçimi olarak kurgulayabileceğimizi de görüyoruz ve bunları geleneğin karşısına koyarak tartışmak istiyoruz. Fotoğraf Akademisi bir uygulama alanı olmanın yanı sıra kişisel ve fotoğrafçılar olarak örgütlü gelişmişliğimizi arttırabileceğimiz bir fikir çatısı olma kimliğini de üstleniyor.
GALATA FOTOĞRAFHANESİ FOTOĞRAF AKADEMİSİ
Başka
bir fotoğrafa
yolculuk...
